Ciddi ciddi geyik yapacağım bir yazıya daha hoşgeldiniz sayın okur. Bu olayların sadece Türkiye’de yaşandığından yüzde yüz emin gibiyim. Bakalım sizinde kafanıda bu ata sporlarımızla ilgili ışık yanacak mı?

Bir kaç aydır “Gittiği yere kadar” adlı yazı dizisi hazırlamayı planlıyordum. Sanırım buna Türklerle ilgili yazılar yazarak başlayacağım.

İşte Türklere özgü haller

  • Trende, otobüste giderken yanındakinin gazetesini okumaya çalışmak
  • Kazı yapılan alanlarda dozerleri, kepçeleri izlemek ve yönlendirmek
  • Olmazsa olmaz kapı önü sohbetleri. Misafir giderken otururken konuşulamayan şeyler konuşulur
  • Pazarda kaybedilen çocuk dövülür, ağlayan çocuk yine dövülür
  • Meşhur “Beni yıka”cılar
  • Karşıdaki gavur kişisi sağırmışçasına yüksek sesle konuşma
  • Trafik ışıklarında durduğumuzda yanımızdaki sürücüyle göz göze gelme hastalığı
  • Grupla yemeğe çıkıldığında kafada dönen kim ödeyecek sorusu ve akabinde tek kişinin “tamam ben öderim” demesi
  • Karpuzun deniz suyunda soğuyacağına inanmak
  • Düğünde gelen pastayı alkışlamak tam bir fatal errör örneğidir.
Bunu da oku >  Hırsızın salak olanını da gördükya!

Şimdilik bu kadar. Part 2 de görüşmek üzere sayın okur. Üyküm geldi zira…