Kişisel

Gittim ve döndüm: Bir Ankara günlüğü

Tepki göster
Beğendim Harika Komik Vuhuuu Üzdün Sinir

Konu için biraz geç kalmış olabilirim ama geçen hafta Bla Bla Car ile Ankara’ya yolculuk yapmıştım, konu şurada. Gayet güzel ve eğlenceliydi. Neyse konuya dönelim.

AŞTİ denen yerde indim, burayı semt sanıyordum ama otogara AŞTİ deniliyormuş. Bilmemek ayıp değil nasıl olsa. Metroya indim, Kızılay’a gidecektim ama olmadı, gişeler kapalıydı. Dedim ben ‘yürüyeyim biraz’. Biraz yürüdükten sonra bir araba yanıma yanaştı. Dedim herhalde ‘mikecek’. “Nereye gidiyon?” diye sordu, ‘Kızılay’a’ dedim. “Bende oraya gidiyom götüreyim” dedi ama yer mi anadolu çocuğu ha yer mi?! ‘Gerek yok giderim ben’ deyince adam “gaz bitiyor 10 15 lira gaz koyalım hem beni götürür hem seni bırakırım” dedi. Belki melek yüzlü bir şeytan ya da gerçekten mümin bir abiydi ama kimseye güvenemezdim. Nereye gittiğimi bilmeden, tabelalara baka baka Anıtkabir’in yan tarafına çıktım. Arkasından dolanıp giriş kapısının yanındaki sokaktan Kızılay’a doğru gittim.

Yürü allah yürü yollar bitmiyor anasını satim. Gece 12’de AŞTİ’de inmiştim, 02:30 sularında Kızılay’a vardım. Enver simit dünyasımıydı neydi öyle biryere çöktüm. Simit peynir çay yaptım, gayet lezzetliydi. Telefonumu da şarj etmiştim hem. Biraz daha oturduktan sonra otel aramaya başladım. Hava da fena soğuktu ha. En yakın otel Almer otel’di. Kapısına kadar gittim navigasyonla, kapı duvar ya da ben açmayı beceremedim. Sonrasında hemen yanındaki şuan adını hatırlayamadığım otele girdim, merdivenleri halı kaplı olan otel. Gayet uygun bir otel.

Saat artık 04:00’e geliyordu. Uyuyayım artık derken biraz içim geçmiş, alacaklı gibi kapıyı birileri çalıyor. Aha dedim s*çtık, ‘eroin ticaretinden içeri alacaklar herhalde beni’ dedim. Titrek ellerimle kapıyı açtım. Nur yüzlü katçı dayı “Kusura bakmayın bir yanlışlık oldu” diye diye ağzı düşecekti. Ağlıcak adam neredeyse. Bana yanlış oda vermişler. Mafya babası gibi bir adamla beraber gelmişlerdi. ‘İyi geceler yeeenim’ diyen müşteri biraz beni ürkütsede ölüm ve yaralanma olmadan bir alt kata indim. Nihayet uykuma dönüş yapabildim ve sabah oldu.

Karnım aç gibiydi ve dün geceki Enver simitçisine gittim. (Burada beyinlerin yanmasını sağlayacak bir espri aklıma geldi ama yapmadım, burada yapayım; EnVer BoyVerme. Tamam vurun ama acıtmayın) Meydanda Abiyi beklerken çekirdekçi ve çaycıdan çok çektim. Beş dakikada bir gelip “çay vereyim” diyor. Sesimi yükseltince bir daha gelmedi. Boş boş takılırken aklıma zamanında çadır sattığım abi geldi. Mesıncırdan yazdım yaklaşık üç saat sonra geldi. Bana yemek ısmarladı ama benimkini de o yedi 🙂 Çünkü öncesinde gözlemeye abanmıştım fazla yiyemedim. Sonrasında yürüyerek Hacettepe otoparkına gidip arabasına bindik, ver elini Kentpark. Aslında hedefimiz Ankamall olsa da biz Kentpark’ı seçtik. Seçtik çünkü orada Decathlon var. Belki ucuz bişeyler buluruz diye dolandık ama bişey bulamadık.

Artık Ankara’daki son dakikalarımdı. Bir gece önce geldiğim araba ile geri dönecektim. Cepa’nın önünden beni aldı ve eve doğru yola koyulduk. Bu Ankara gezisinde yapmak istediklerimi pek yapamadım ama en azından bir daha geldiğimde nasıl hareket edeceğimi biliyorum. Samanpan Garcia ile görüşemedik ona üzüldüm biraz. Belki bir dahakine buluşuruz.

Tepki göster
Beğendim Harika Komik Vuhuuu Üzdün Sinir

2 yorum yapılmış

O kadar yazıyoruz, insan bir yorum bırakır.