Kişisel

27.05.2016 Kırkgöz gölü bisikletli turumuz

Tepki göster
Beğendim Harika Komik Vuhuuu Üzdün Sinir

“Günün yorgunluğuna yorgunluk ekleyelim” adlı bisikletli doğa tur yaptık dün. Dün yazamadım çünkü aniden gelen yorgunluk belirtisi kafamla yastığın arasındaki mesafeyi kapattı. Fazla bir detay yok ama yine de birşeyler yazmak istedim.

Sabah işe gittik, saat öğlenin üçü oldu ben çıktım. Diğer arkadaşlar dörtte çıkacaklardı. Bu bir saat aralığında malzemeleri ayarladım, çay yaptım. Dört buçuğa daoğru arkadaş geldi arabasıyla. Arabayı park edip, bendeki bisikletleri aşağıya indirdik. Sonrasında yola vurduk kendimizi. Çalıştığımız yere gittik, bir arkadaşı daha aldık.

Yollardayız. Kepezüstünü tırmandık. Bucak yoluna girdiğimizde çok tatlı bir yağmur yağdı. Islandık azıcık ama hemen kurudu, güneş açmıştı. O yağmuru ılık ılık vücudunda hissetmek çok iyi geldi. Adeta bir terapi…

Gideceğimiz yer Kırgöz adında biryer. Tabi buraya daha önce motorlu araçlarla gittiğimiz oldu ama bisiketle gidince yollarda biraz sapma yaşadık. Gideceğimiz yeri biliyorduk ama nasıl gideceğimizi bilmiyor gibiydik.

Yeniköy’ün sokaklarından geçerken sağda solda olan meyve ağaçlarına daldık. Hem sürüyoz hem sağı solu gözetliyoruz meyve bulabilmek için. Birkaç çeşit meyve bulduk. Erik, muşmula, dut, vişne, çağla, elma. Nam nam nam yedik sayın okur. Uzun zaman olmuştu ağaçtan meyve yemeyeli. Muşmulayı koparırken arkamızdaki evin balkonunda bir siluet belirdi. Dikkatli bakınca yaşlı bir adam olduğunu gördük. Hem bize bakıyor hem de hilal şeklinde bize doğru geliyordu. Ağaçların arkaında kayboldu dede. Acaba pompalıyı mı hazırlıyor diye düşünmedik değil. Sonrasında bastık gittik. Köpeklerle olan ilişkimizi açıklamaya bile gerek yok. Köpek kovucu cihaz bile bir işe yaramadı sayın okur.

Biraz daha nereye doğru gideceğimizi düşündükten sonra yanımıza çocuk bir bisikletli geldi. “Yarışalım mı?” diyor boyuna bakmadan 🙂 Hayvanlar gibi bastım pedala! Kiminle yarıştığını görsün istedim! Ama sonrasında “napıyom lan ben” diyerek yavaşytan aldım kendimi. Yenildik 🙂

Yol ayrımına geldik. Sağa mı sola mı gitsek diye düşündük. Sağ taraf daha önce buradan geçtik hissi uyandırmıştı. Yardır yardır gittik ve vakvaklı gölü bulduk. “Çaaaay” diye brutal atarken milletin bana baktığını görmemiştim. Sonra bir kal geldi bana. Annemin yaptığı tahinli poğaçaları gömdük. Çayımızı yudumladık, çekirdeğimizi yedik. Yola koyulmadan önce albeni çikolatamızı yedik. Artık hazırdık.

Tekrar yola koyulduk. hava iyice kararmıştı ve biz bir mallık yapıp yanımıza fener almamıştık. Hava kararmadan önce eve geliriz diye düşünmüştük. Aniden verilmiş bir karar olduğu için böyle oldu. Olsun, biz çok eğlendik. Soğuk hava enerjimizi ikiye katladı resmen. Eğer imkanınız varsa böyle turlar gerçekleştirin. Merak etmeyin ölmezsiniz.

Not: Yazıyı hazırlarken gittiğimiz yerinin adını bilmiyordum. Arkadaşlara sordum. O vakvaklı gölün adıymış Kırkgöz. Ben o vakvaklı gölün, Kırkgöz’ün devamı diye biliyordum. İşte bunlar kürek kürek bilgi sayın okur.

Tepki göster
Beğendim Harika Komik Vuhuuu Üzdün Sinir

8 yorum yapılmış

O kadar yazıyoruz, insan bir yorum bırakır.