Filmler

Kafes filmini izledim

Salak bir günde öylesine işten çıkıp eve doğru gidecektim. Erken kalkmıştım ve başım hala ağrıyordu. Hemen eve gidip biraz uyuyacaktım, akşama halı saha maçı vardı. Arkadaş vatsaptan yazıp duruyor hadi gidelim hadi gidelim. Tamam gideriz dedim uykulu gözlerle…

Ben eve geldim üst baş değiştirdim akşamki maç için malzemelerimi aldım anamın yaptığı poğaçalardan biraz yedim indim aşağıya arkadaşı bekliyorum. Geldi bindik ve gittik. Akşam trafiği tabi insandan çok araba vardı sayın okur. Laura AVM’ye gidip iki sprayt aldık saatin yedi buçuk olmasını bekliyoz. Daha saate kırk beş dk. vardı. Shemall alışveriş merkezindeki Kipa’ya gittik. Arkadaşı gördük. Eski bir mesai arkadaşım. Konuştuk falan filan hooop sinema saati gelmişti.

Öncelikle Kafes filmi konusu nedir onu yazalım.

12 Eylül darbesi öncesi hapishanelerdeki gençlerin gördüğü işkenceleri anlatan 1.57 dakikalık bir dram filmidir.

İzlenimlerim

Filmi kısaca anlatmak gerekirse, Allah, kitap, vatan millet aşkı üzerine yapılmış bir film olarak gördüm ben. Şöyle de birşey vardı. Filmde ülkücüleri devrimcilerden bir level yukarıda tutmuşlar. Sanki devrimciler vatanı ikiye bölmek isteyen faşist rolünde oynamışlar. Mahallenin bıçkın delikanlısı ülkücü Mehmet Sipahi, devrimcilerle ülkücülerin kardeş olduklarını her defasında dile getiriyor. Gözümden yaş gelmesini sağlayan olay ise hiçbir suçu olmadığı halde asılan karakter Mustafa Yılmaz oldu. Mustafa Yılmaz’ın gerçekte kim olduğunu biliyorsunuzdur sayın okur.

1980 öncesi yaşananları, ülkücü ve devrimciler arasında yaşanan çatışmaları konu alan Kafes filmi izlenimlerim bu kadar sayın okur. Kafes filmi her sinemada gösterime girmedi. Koca memlekette 3 sinema salonunda film gösterimdeydi. Hade ciao…

Not: Akşamki maçı bizim takım aldı. Karşı taraf artık yeter atmayın diyordu..

Yorum bırak

1 yorum