Valla bak. Avradını s*ktimin dünyasında çalışarak ölmek gibi bir korkum var. Sittin sene adam akıllı bir tatil göremeyeceğim ve belki de gezemeden öleceğim. Farklı şehirler, farklı kültürler, farklı damak tadları arıyorum. Köpek gibi…

Şöyle bir orman safarisi olsa, oh mis. Börtüler böcekler, yırtıcı hayvanlar falan. Neyşınıl coğrafikte izlediğim o hayvan belgesellerini canlı izlemek istiyorum. Gerçi yaşadığım bu hayat tam olarak böyle diyerek bazılarına sosyal mesajımı ittireyim.

Bisikletimle yer mekan zaman olmadan, bol sponsorlu bir gezi istiyorum. Ücretsiz bisiklet gezmeleri bir süre sonra seni açlıktan öldürür. Ya zengin olacaksın ya da zengin birini sponsor olarak yanında taşıyacaksın. Gerçi sadece parası da yeter bana 😀 Of ne yazıyom len ben o.O

Bunu da oku >  Eva Green'in bana aşık olma ihtimali var mı?

Stress’ten ne yapacağımı bilmiyorum. Yurtdışı turlar falan olsa tadından yenmez sayın okur. Şöyle bir İskandinav ülkeleri, Roma, Barcelona, İtalya’ya beni tatile götürebilecek birini bulursam ne güzel olur be! Ama nereden bulucam ki sponsoru?

Güzel memleketimde gezilecek görülecek çok yer var ama ben çıtayı yüksek tutmaya çalışıyorum. Raftingtir, dalıştır, paraşüttür falan bunlar güzel aktiviteler ama çok sıradanlaştılar artık. Keşfedilmemiş bir tatilin peşindeyim.

Alayım fotoğraf makinemi, alayım buz dolabımı, doldurayım içine birayı rakıyı, sonra ver elini Serengeti yaylası. Sığır gibi oldum yeminlen. Yılda iki defa 6 ay tatil verseler güzel olacak ama işte para kazanmamız lazım. Sanki sadece para için yaşıyormuşuz gibi hissettim kendimi. Neyse, bu konular başka bir bahara artık.