Serra Yılmaz’ın yönetmenliğini yaptığı ve Perfetti Sconosciuti’nin uyarlaması olan Cebimdeki Yabancı’yı biraz inceleyeyim, izlemek isteyenlere fikir vereyim diyorum.
Filmi izlemeden evvel ‘sakın sevgilinizle izlemeyin’ tarzında yorumlar okumuştum, izleyince neden böyle söylediklerini anladım. Yorumlara katılmadım fakat filmin akışı itibariyle önümüze apaçık sunulan bu iki yüzlülük de insanın aklı karışmıyor değil.

Filmin konusuna gelirsek 7 eski arkadaş bir akşam yemeğinde buluşuyor. Herkesin kişisel ve ailevi sorunları var ama bir araya geldiklerinde hepsi hayatı muhteşemmiş gibi davranıyor. Şakalaşmalar, eskiyi yad etmeler, gülüşmeler sonrası yemek başlıyor. Diyaloglar bana biraz zorlama ve basit geldi açıkçası ama sıkıldım desem yalan olur.

Yemek esnasında ev sahibi herkesin telefonlarını ortaya koyduğu, gelen mesajların ve bildirimlerin sesli biçimde okunacağı bir oyun oynamayı öneriyor. Birkaçı yok ne gerek var dese de eşlerinin ‘gizlediğin bir şey mi var yoksa?’ gazlamalarının sonucunda oyunu oynamayı kabul ediyorlar. Oyun başladıktan bir süre sonra gizledikleri ne varsa ortaya dökülünce ortam biraz gerilmeye başlıyor ve izleyenler de şaşırmaya bu noktada başlıyor. Filmin amacının izleyiciyi şoka uğratmak olduğu çok açık. Ben kendi adıma konuşursam neredeyse bütün gelişmeler tahmin edilebilir ve şaşırtmacadan uzaktı. Filmde en sevdiğim kısım yemekler oldu diyebilirim ne yapayım muhteşem bir sofraydı.

Bunu da oku >  FilMakinesi - Colonia

Kadrosunda Belçim Bilgin, Buğra Gülsoy, Şebnem Bozoklu, Leyla Lydia Tuğutlu, Serkan Altunorak, Şükrü Özyıldız ve Çağlar Çorumlu’nun  yer aldığı Cebimdeki Yabancı filmini vaktiniz varsa bir izleyin sonrasında da karakterlerin kendinizden ve çevrenizden ne kadar tanıdık geldiğini bir düşünün derim. Şimdiden iyi seyirler dilerim.